
Toplu taşıma için otonom sürüş yazılımı geliştiren Imagry, küresel otonom otobüs sektöründe Frost & Sullivan tarafından verilen 2026 Enabling Technology Leadership Recognition ödülüne layık görüldü.
Bu ödül, Imagry'nin önceden hazırlanmış yüksek çözünürlüklü (HD) haritalara ihtiyaç duymadan çalışan ve farklı araç kategorilerine entegre edilmek üzere tasarlanan kamera tabanlı otonom sürüş teknolojisini öne çıkarıyor.
Bu, şirketin Frost & Sullivan'dan aldığı üçüncü ödül oldu. Imagry daha önce 2023 Enabling Technology Leadership Award ve 2025 Global Customer Value Leadership Award ödüllerini kazanmıştı.
Imagry'nin otonom sürüş yazılımı, aracın çevresini yorumlamak ve navigasyonu desteklemek için kameralar ve sinir ağları kullanıyor.
LiDAR sensörlerine veya önceden hazırlanmış HD haritalara bağımlı otonom sürüş sistemlerinden farklı olarak Imagry'nin yaklaşımı, ağırlıklı olarak araç içi kameraların topladığı görsel bilgilere dayanıyor.
Şirkete göre sistem, 300 metreye kadar ulaştığı belirtilen algılama mesafesiyle 360 derecelik çevre görüşü sağlamak için sekiz kamera kullanıyor.
Yazılım, yol koşullarını belirlemek ve sürüş kararlarını desteklemek amacıyla bu bilgileri sinir ağları üzerinden işliyor.
Önceden haritalandırılmış güzergâh gereksinimini ortadan kaldıran Imagry, HD haritalamayla ilişkili altyapı ve bakım ihtiyaçlarını azaltmayı ve sistemin kullanımını kolaylaştırmayı hedefliyor.
Bununla birlikte gerçek kullanım koşulları, operasyonel yetenekler ve güvenlik gereksinimleri; araca, çalışma ortamına ve geçerli düzenlemelere bağlı olarak değişiyor.
Frost & Sullivan, Imagry'nin farklı toplu taşıma araç kategorilerini desteklemek üzere tasarlanan yazılım mimarisinin esnekliğini vurguladı.
Rapora göre platform, M1 kategorisindeki binek araçlarda, M2 kategorisindeki minibüslerde ve M3 kategorisindeki otobüslerde kullanılabiliyor.
Bu yaklaşım, toplu taşıma işletmecilerinin yolcu kapasitesi, güzergâhlar ve operasyonel gereksinimlere göre farklı araç türlerini değerlendirmesine olanak tanıyor.
Söz konusu esneklik; şehir içi güzergâhlarda, havalimanı bağlantılarında, hastane kampüslerinde ve servis taşımacılığında otonom hizmetleri değerlendiren işletmeciler açısından önem taşıyabilir.
Raporda ayrıca Imagry'nin Japonya'da Toyota Tsusho ile gerçekleştirdiği iş birliğine yer veriliyor. Bu projede otonom sürüş sistemi, sonradan monte edilmek yerine aracın üretim sürecinde entegre edildi.
Bu örnek, otonom sürüş teknolojilerinin doğrudan araç üretimine dahil edilmesi için olası bir yaklaşımı gösteriyor.
Imagry ayrıca Almanya, Japonya ve İsrail'deki otonom sürüş uygulamalarından ve projelerinden, bunun yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa ve Japonya'daki iş birliklerinden söz ediyor.
Şirket, 2027 boyunca faaliyetlerini daha fazla araca, güzergâha ve şehre genişletmeyi planlıyor.
Projelerin operasyonel durumu ve sürüş otomasyonu seviyesi farklılık gösterebilir.
Frost & Sullivan'ın değerlendirmesi, otonom sürüş teknolojilerinin sürücü eksikliğinin giderilmesinde ve toplu taşıma hizmetlerinin kapasitesinin artırılmasında oynayabileceği potansiyel rolü de inceliyor.
Rapora göre HD harita gerektirmeyen kamera tabanlı bir sistem, daha kapsamlı sensör ve haritalama altyapısına dayanan çözümlerle karşılaştırıldığında maliyet avantajları sağlayabilir.
Bu potansiyel faydalar; uygulama koşullarına, düzenleyici onaylara, filo gereksinimlerine ve araç entegrasyonu ile işletme maliyetlerine bağlıdır.
İşletmeciler açısından otonom teknolojinin değerlendirilmesi, yalnızca sürüş yazılımını değil; güvenlik doğrulamasını, bakımı, operasyonel denetimi ve mevcut taşımacılık hizmetleriyle entegrasyonu da kapsamalıdır.
Bu ödül, farklı toplu taşıma uygulamalarına uyarlanabilen otonom sürüş çözümlerine yönelik sektör ilgisinin devam ettiğini gösteriyor.
Daha fazla bilgi: Imagry



